İnsanlar yüzyıllardır hayatı kolaylaştıracak buluşlar üzerinde çalıştı. Bir asır önce hayalinin bile kurulamadığı birçok şey, bugün bizler için olağan hale geldi. Teknoloji büyük hızla ilerliyor ve teknolojiyi yaratan bizleri bile gerisinde bırakacak durumda. Çocukluğumuzda hepimizin hayalini kurduğu kendiliğinden giden araçlar bugün son teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Bugünler de artık otonom tırlar hakkında konuşuyoruz. Sürücüsüz tırlar, yapay zeka ile yönlendirilerek şoföre ihtiyaç duymadan yol alıyor ve bu durumun çok daha tehlikesiz olduğu düşünülüyor. Yaşanan faciaların %90’ı insan hatasından kaynaklanıyor. Teknoloji devleri de bu durumu engellemek için acil durumlarda devreye giren otomatik pilot gibi yeniliklere karşın bugün tamamen sürücüsüz ilerleyen tırları test sürüşüne sokuyor.

Dünya’nın önde gelen otomotiv firmaları, hızla gelişmekte olan otonom tırlar konusunda büyük çalışmalar yapıyor.

Uber’ın satın aldığı Otto, ABD’de 2016 yılında ilk otonom dorsesiz kamyonu ile 200 kilometre mesafe katederek 50.000 adet Budweiser taşımayı başarmıştı. (18 tekerlekli bu tır üzerinde yaklaşık 30 bin dolarlık Otto yazılım ve donanımı bulunuyor) Fakat Uber, bir süreliğine otonom tır üzerindeki çalışmaların durdurulduğunu açıkladı.

Elon Musk 2019’da elektrikli TIR üretmeye başlayacağını duyurdu. Dev piliyle 805 km giden, 17,5 ton yük taşıyan ve 2 metre yüksekliğinde olan 18 tekerlekli bir elektrikli tır var, diğer adıyla Tesla Semi. Amacı ise tıpkı güneş kiremitleri imal eden SolarCity şirketiyle yaptığı gibi, dünyada temiz enerjiye geçişi hızlandırmak. Tesla Semi’nin, 800 km menziliyle Amerika’da kara taşımacılığını değiştirmeye aday olacağı düşünülüyor.

İsveç markası olan Volvo, FH16 adını verdiği ilk tırını Norveç’te bulunan bir taş ocağına indirerek, kireç taşı nakliyatı yaptı. Volvo’nun ilk testinde iki güvenlik pilotu FH16’nın arkasına geçti fakat aracın görevini tamamen otonom şekilde yerine getirdiği belirtiliyor. Volvo, bu kez de Vera adını verdiği elektrikli ve otonom çekicisini Almanya’nın Berlin kentinde sundu. Geleceğe yönelik pek çok konsept gibi sürücüsüz olarak geliştirilen Volvo Vera, kabin bölümünü tamamen devreden çıkardı. Kısa mesafeler için tasarlanmış, düzenli ve tekrarlayan nakliyat görevlerini yerine getiren Vera, önceden belirlenmiş rotalarını takip edebilmek için cloud servisine ve ulaşım kontrol merkezine bağlanarak komutlarını alıyor.

Freightliner Trucks isimli tır şirketinin geliştirdiği yeni tırlar da bu gelişmelere katkı sunmuş durumda. Henüz test aşamasında olan yeni tırın en büyük özelliği yol boyunca kendini kontrol edebilmesi. Araç Almanya üzerinde yaklaşık 16 bin km yol alarak testleri başarıyla tamamlamış durumda.

Einride firmasının T-Pod adıyla ürettiği elektrikle çalışan otonom tırlara İsveç’ten kısmi izin çıktı. T-Pod şimdilik yalnızca kısa mesafelerde kullanılabilecek. T-Pod şimdiden, aralarında Alman süper market zinciri Lidl’in da olduğu firmalardan 2020 yılına kadar 500 adet sipariş aldı. T-Pod en yüksek kategori otonom araçlar arasında kabul ediliyor ve Nvidia platformunu kullanarak görsel verileri gerçek zamanlı olarak işleyebiliyor. Bu sayede tek bir operatör millerce öteden 10 aracı birden kontrol edebiliyor.

Aslında işin en can alıcı kısmı otonom tırların sürüşü için gerekli yasal izinler. Güvenlik tehlikeleri açısından yetkililer bu konuda oldukça tedbirli davranıyor. Avrupa’da otonom tırların güvenle yol alabildiğini kanıtlamak amacıyla; Avrupa Birliği, European Truck Platooning organizasyonunu hayata geçirdi. Hollanda’nın öncülüğünde, Avrupa’nın farklı kentlerinden yola çıkan tırlar Hollanda’nın Rotterdam kentinde buluştu. Otonom tırlar birbirlerini sadece 15m arayla güvenli bir şekilde takip etti.(sürücü olduğunda bu mesafe en az 3 katına çıkıyor)

Böylelikle otonom tırlarla, güvenliğin yanı sıra trafikten de tasarruf edilebildiği kanıtlandı. Avrupa Birliği de 2025’te sürücüsüz kamyonlara geçeceğini duyurdu ve bu yüzden kara taşımacılığında, elektrikli otonom araç rekabetinin hızla artacağını söyleyebiliriz.

Mercedes- Benz’de otonom tırlardaki başarısını bu organizasyon ile kanıtlamış oldu. Otoyol Pilot Bağlantısı teknolojisiyle donatılmış 3 adet Mercedes-Benz Actros’dan oluşan konvoy, Almanya-Stuttgart’dan Hollanda-Rotterdam’a doğru yola çıktı. 600 km’lik bu yolculukta konvoya liderlik eden araç sahip olduğu sensör, kamera, lazer ve radarlar yardımıyla gerekli ölçümleri yaparak otonom sürüşü sağlıyor. Arkadaki araçlar ise yolu taramaksızın, “Vehicle-to-Vehicle” teknolojisi sayesinde birbirlerine Wi-Fi ile bağlı oldukları için en öndeki araçtan anlık veri aktarımı sağlayarak, otonom sürüşe dahil oluyorlar.

Türkiye’de ise Ford F-Vision projesi ile; %100 elektrikli, çevreye tamamen duyarlı, tamamen otomatik pilotla yönetilen tır, 6 yıllık bir çalışma ile üretildi. F-Vision Future Truck konsepti, 1.500 kişinin çalıştığı Ford Otosan Sancaktepe AR-GE merkezinin ürünü. 4 yıl içinde ise Ford F-Vision’un yollarda olması planlanıyor.

Maliyet açısından; elektrikli olarak tasarlanmaları, şoför istihdam etmeyi gerektirmemesi, kaza riskinin az olması ve kaza durumunun doğuracağı maddi manevi zararın yaşanmayacağı, sigorta giderinin düşmesi vb. gibi firmaya rekabette maliyet avantajı sağlayacağı gerçeği, lojistik sektörünün otonom tırlara olumlu bakmasını sağlıyor. Amerika’da karayolları taşımacılık sektöründe otomasyonun yıllık maliyet tasarrufu 168 milyar dolar olacak ve sadece şoförlerin istihdam tasarrufu 70 milyar doları bulacak. Fakat geçiş aşamasının sancılı olacağı bir gerçek. Teknolojinin her geçen gün hayatımızda işgücü ihtiyacını azalttığını söyleyebiliriz. Sadece şoförlerin değil, sürücülerin yol boyunca konakladıkları otel ve restoran gibi tesislerin faaliyetleri ve çalışanları için de, bu teknoloji tehdit içeriyor. Uber’den rahatsız olan taksicilerin eylemleri ya da geçtiğimiz yıllarda Fransa’daki gösterilerde kamyon şoförlerinin otoyolları ve benzin istasyonlarını kapatarak yol açtıkları krizlere benzer krizler, bu sefer de tır şoförleri tarafından yaşatılabilir.

Otonom tırların yaratacağı lojistik devrim, her ne kadar insani endişeler taşısa da heyecanla bekleniyor. Teknolojinin hız kesmeden daha gelişmiş adımlar atacağı, bitirdiği her çalışma alanına karşın yeni çalışma alanları yaratacağı düşüncesi hakim. Otonom tır üretiminde öncü olan firmaların öngörüsüne göre kabaca 2025 sonrasında, bu tırları yollarda görmeye başlayacağız.

Related posts

Global Freight Forwarders – TOP 10 forwarders
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
TÜRKİYE’DE TREYLER ÜRETİMİ VE ÜRETİCİLERİ
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
“Coronavirus” Impact on Logistics Industry
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
Lojistikte Uberizasyon Çağı
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
TÜRKİYE’DE ANTREPO İŞLETMECİLİĞİ
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0