Uber’i duymayan yoktur sanırım. Uygulama tüm dünyayı kasıp kavururken, firma Türkiye pazarına da girmiş ve pek de hoş karşılanmamıştı. Geçtiğimiz dönemde üzerinde onlarca tartışma yaşandı, Uber kanunen yasaklandı ve alternatif yollar ile Türkiye macerasını devam ettirmeye çalışsa da, sonunda dayanamayıp piyasadan çekildi. 

Uygulama yolcu taşımacılığı sektöründe çok büyük bir karmaşa yaratmıştı. Çünkü Uber piyasaya girene kadar, taksinin tam ikamesi mevcut değildi ve fiyatlar arz edenler tarafından belirleniyordu. Uberin piyasaya girişiyle her şey değişti, müşterinin ikame şansı doğdu ve Uber bize önceden belirli bir fiyat;  gps ile takip edildiğinden, güven veren bir hizmet sunuyordu. Lakin Uber’in etki alanı toplu taşıma sektörüyle sınırlı değildi. Piyasaya girişi ile toplu taşıma endüstrisi mobilize olmaya başladı. Sektördeki değişim aslında tekel olan bir sektörde ikame seçeneği doğmasından çok daha büyük. Çünkü Uber’in müşterisine sunduğu teknoloji bütün sektörlerde bir ışık yaktı.    

Bu ışıkla lojistik sektöründe de hareketlenme başladı. 

Lojistiğin uberizasyonunun temelinde, arz ve talebin teknoloji ile birbirine bağlanması yatıyor. Amaç her yenilikte olduğu gibi verimi arttırıp, süreci hızlandırmak. Teknoloji de bize bu imkanı veren temel kaynak.

Aslında olay çok basit. Göndericinin yükü var, nakliyecinin de aracı var. Tıpkı Uber de olduğu gibi burada da uygulama üzerinden araç seçimi ve yük seçimi yapılıyor. Böylelikle sürecin yürütülmesi için gerekli olan  iki kaynak buluşuyor. Bu platformlar: kolaylık, daha az evrak işi, daha az telefon görüşmesi, fiyat ve teslimatlar için ileri-geri arama, rekabetçi gerçek zamanlı fiyatlandırma, şeffaf faturalandırma, daha düşük ücretler ve bir pazar vaat eden yeni bir çalışma yolu sunuyor. uygulama işlem kolaylığı sağlaması yanında, aracı firmalara ek ödeme maliyetinden kurtarıyor. 

Bu uygulamaların bir diğer faydası da küçük ve orta ölçekli firmaların pazara tutunmasına ve büyük ölçekli firmalarla iş yapmasına olanak sağlıyor. Bu durumun piyasada pozitif bir etki yaratacağı gözden kaçmaması gereken bir etken. 

Dünya Ticaretinde yılda 20 trilyon USD dönüyor. Bunun yaklaşık 7.5 Trilyon USD’ı ise Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi alanında.  Bu durum bile lojistik sektörünün dijitalleşmesi için zamanın geldiğini ortaya koyuyor. (https://tirport.com/blog/42/amazoncom-lojistik-sektorunde-uber-benzeri-bir-mobil-aplikasyon-gelistirme-konusunda-calismalara-basladi)

Coyote gibi ABD’li bir aktörün de günde 30 Bin yükleme yönetmeye başlaması, yine benzer alanda faaliyet gösteren  Seattle merkezli lojistik uygulaması  CONVOY’un ABD’de, her gün gerçekleşen binlerce kamyonluk nakliye trafiğinin yönetimini üstlenmesi -80 milyon dolardan fazla yatırım aldı- dijitalleşme hareketinin yoğunlaştığını gösteriyor. 

Convoy, Amazon CEO’su Jeff Bezos, LinkedIn kurucularından Reid Hoffman; Salesforce.com CEO’su Marc Benioff; Expedia CEO’su Dara Khosrowshahi; Dropbox CEO’su Drew Houston; Eski Starbucks Başkanı Howard Behar; Code.org kurucuları Hadi ve Ali Partovi gibi tanınmış kişi ve firmalardan  yatırım alarak Seattle’ın en hızlı büyüyen startup larından biri oldu. 

Bu uygulamaların sürekli geliştiriliyor olması süreçlerin git gide daha kolay bir hal almasını sağlıyor. Örneğin, Convoy’un uygulamaya sonradan dahil ettiği evrensel dorse havuzu, kamyoncuların TIR çekicileri ile gelerek, daha önceden yüklemesi yapılmış olan dorselerin “AL-GİT” adı verilen  modeli ile kolayca yola çıkmasına imkan tanıyor.

Türkiye’de ise bu hareket, Tırport’un  ‘yükCEPte‘ uygulamasıyla  başladı.

 YükCEPte platformunda, lojistik firmalarının hayati ihtiyacı olan, çalışmaya hazır ‘kamyoncu bulma ihtiyacı’ çözümlenirken,  diğer tarafta da kamyoncuların ‘yük bulma ihtiyacı’ birkaç tıklamayla, TIRPORT mobil uygulamasında çözüme kavuşuyor. Tırport’un açıklamasına göre, yeni dijital platform sayesinde kamyoncular, ‘ödemem zamanında yapılır mı?’ endişesine düşmüyor ve dönüş yükü bulma sıkıntısı yaşamıyor. Yük verenler ise, Tırport mobil uygulamasını birçok kez kullanmış ve taşıdığı yüklerden yüksek performans puanı almış güvenilir kamyoncularla buluşuyor. Ayrıca Tırport bu uygulama ile kamyon sürücüsünün, dönüş yükü beklerken harcadığı para ve yük için verdiği komisyondan, en az 2000 liradan tasarruf edildiğini belirtiyor.

Uber’in başlattığı bu akım, lojistik sektöründe birçok  yeniliğe olanak sağladı. Öyle ki bu yenilikler sektörde büyük ilgi görüyor ve destekleniyor. Küreselleşmenin hızla arttığı bu dönemlerde lojistik sektöründeki her süreç hızlandıran ve maliyeti düşüren girişim biz tüketicileri de olumlu etkileyecektir. 

KAYNAKÇA :

https://www.dunya.com/sektorler/lojistik/lojistik-dijital-teknoloji-ile-uberlesiyor-haberi-354539

https://geekwire-com.blogspot.com/2016/11/consumer-goods-giant-unilever-partners.html

Related posts

Global Freight Forwarders – TOP 10 forwarders
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
TÜRKİYE’DE TREYLER ÜRETİMİ VE ÜRETİCİLERİ
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
“Coronavirus” Impact on Logistics Industry
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
TÜRKİYE’DE ANTREPO İŞLETMECİLİĞİ
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0
New Computerized Transit System
Last updated on: Published by: yelizyedibela 0

Leave a Reply